Türkiye'nin enerji sektöründe son yıllarda üzerinde en çok durulan yenilikçi projelerden biri olan deniz yüzeyinde yüzer güneş enerjisi santralleri, beklenen performansı gösteremedi. Karada ölçülen verimlilik oranlarının deniz koşullarında elde edilememesi, yatırımcıların planlarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı.

Verimlilik hedefleri tutturulamadı

Yüzer güneş paneli sistemleri, özellikle arazi maliyetinin yüksek olduğu bölgelerde cazip bir alternatif olarak sunuluyordu. Ancak saha ölçümleri, panel yüzey sıcaklığının deniz ortamında beklenenden fazla arttığını ve bu durumun verimi önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, karada yüzde 20-22 bandında seyreden verimliliğin denizde yüzde 14-16 seviyesine gerilediğini ifade ediyor.

Maliyet hesapları yeniden yapılıyor

Proje sahipleri, ilk fizibilite çalışmalarında öngörülen yatırım geri dönüş süresinin gerçek veriler karşısında ikiye katlandığını belirtti. Özellikle dalga etkisiyle oluşan mekanik yıpranma, bakım ve sigorta maliyetlerini öngörülenin çok üzerine çıkardı. Bazı şirketler projeleri askıya alırken, bazıları da ölçek küçülterek ilerleme kararı aldı.

Yeni teknolojiler gündemde

Sektör temsilcileri, deniz koşullarına dayanıklı çift yüzlü paneller ve soğutma sistemleri gibi ek teknolojilerin maliyeti düşürebileceğini söylüyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri de konuyla ilgili yeni bir yol haritası hazırlıkları olduğunu, deniz üstü güneş enerjisi projelerinin tamamen rafa kaldırılmadığını ancak daha sağlam fizibilite raporlarıyla ilerlenmesi gerektiğini vurguladı.

Özetle, Türkiye'nin denizden güneş enerjisi üretme hayali, teknik ve mali engeller nedeniyle şimdilik ertelenmiş olsa da sektör, alternatif çözümler üzerinde çalışmaya devam ediyor.