Yargıtay, aile hukuku açısından dikkat çekici bir içtihada imza attı. Eşinin cenaze törenine katılmayan bir kocanın bu davranışı, 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' gerekçesiyle boşanma sebebi kabul edildi.

Kararın gerekçesi: 'İyi günde kötü günde'

Yüksek Mahkeme, evlilik yemininde yer alan 'iyi günde kötü günde birlikte olmak' ifadesinin salt bir sözcük olmadığını, hukuki bir sorumluluk anlamına geldiğini vurguladı. Buna göre eşlerden birinin zor gününde yanında olmaması, evlilik birliğinin sürdürülmesini imkansız hale getiren bir unsur olarak değerlendirilebiliyor.

Yerel mahkemenin kararı onandı

İlk derece mahkemesi, kocanın eşinin aile yakınını kaybettiği dönemde cenaze törenine iştirak etmemesini ve bu süreçte gerekli hassasiyeti göstermemesini dikkate alarak çiftin boşanmasına hükmetmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de bu kararı yerinde bularak onadı.

Toplumsal yansımaları olabilir

Avukatlar, verilen kararın emsal teşkil ettiğini ve benzer uyuşmazlıklarda referans alınabileceğini belirtti. Karar, evlilikte manevi destek yükümlülüğünün sınırlarını yeniden tartışmaya açarken, çiftlerin birbirlerine karşı sorumluluklarının hukuki boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı.