Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı kırsal Söğütlü Mahallesi yaylalarında yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte kuzuların ilk kırkım dönemi başladı. Yüzyıllardır sürdürülen bu geleneksel uygulama, bölgedeki küçükbaş hayvancılığın en önemli mesaisi olarak dikkat çekiyor.
Bir zamanlar tekstilin gözdesiydi
Hayvancılıkta "kuzu" veya "toklu" kırkımı olarak bilinen uygulama sonucunda elde edilen ince kuzu yünü, geçmişte tekstil sektörünün ve ev eşyaları üretiminin en gözde hammaddesi konumundaydı. Özellikle yastık ve yorgan yapımında tercih edilen bu yünler, ergin koyun yününe kıyasla çok daha ince, yumuşak, esnek ve temiz olmasıyla öne çıkıyordu.
Ancak günümüzde sentetik dolgu malzemelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kuzu yününe olan talep neredeyse sıfıra indi. Yatak ve yastık üretiminde elyaf gibi modern malzemelerin kullanılması, doğal kuzu yününü pazarsız bıraktı.
3 ila 6 aylıkken kırkılıyorlar
Kuzuların kırkım süreci, 3 ila 6 aylık yaş aralığında gerçekleştiriliyor. Uygulamanın temel amacı, hayvanların sıcak havalardan korunmasını sağlamak ve dış parazitlere karşı daha sağlıklı bir yapıya kavuşmalarına yardımcı olmak.
Hayvanların üşütüp hastalanmaması için yağmursuz ve sıcak günlerin tercih edildiği kırkım öncesinde ise kuzular, nefes darlığı yaşamamaları için aç bırakılıyor. Kuzuların derisinin son derece ince ve hassas olması nedeniyle yetiştiriciler, büyük bir özenle çalışmak zorunda kalıyor.
Geleneksel makas da var, modern makine de
Yaylalarda süren kırkım mesaisinde asırlık gelenek olan "kırklık" adı verilen el makasları ile modern elektrikli kırkım makineleri birlikte kullanılıyor. İlk kez kırkılan kuzular ise yakalanma, yatırılma ve makine sesinin yarattığı ortam nedeniyle zaman zaman korku ve heyecan yaşıyor.
10-15 dakikada bir kuzu
Erzurum Şehir Hastanesinde laborant olarak görev yapan ve aynı zamanda hayvancılıkla uğraşan Muhammet Lâçin, kırkım sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Lâçin, "Bu tarihlerde kuzularımız artık büyüdü, 5-6 aylık oldular ve kırkım vakitleri geldi. Sıcaklardan korunmaları ve dış parazitlere karşı hayvanlarımızı bu dönemlerde kırpıyoruz. Kimimiz geleneksel kırklık dediğimiz eski tip makaslarla, kimimiz de daha modern elektronik cihazlarla bu işlemi yapıyoruz" dedi.
Kuzuların ilk kırkımda yaşadığı heyecana da değinen Lâçin, "Hayvanları yakalayıp yatırırken ve cihazların sesinden dolayı korkuyorlar. Biraz da bizim onları ürkütmemizden kaynaklı stres yaşıyorlar. Birkaç gün boyunca burada kırkım yapıyoruz. Bir kuzunun kırkımı, hayvanın durumuna göre ortalama 10-15 dakika sürüyor. Tüm hayvanlarımızın kırkımını bitirene kadar buradayız" ifadelerini kullandı.
İhtiyaç olursa veriliyor, kalanı imha ediliyor
Kuzu yününün eski yıllardaki gibi değerlendirilemediğini vurgulayan Lâçin, şöyle konuştu:
"Eskiden koyun ve kuzu yünü birçok alanda kullanılırmış. Özellikle kuzu yününden, daha yumuşak olduğu için yastık yapılırmış. Günümüzde ise bu kullanım oldukça azaldı. Artık yatak ve yastıklar daha modern malzemelerden üretiliyor, elyaflar kullanılıyor."
Eski usulü sürdüren komşularının bulunduğunu belirten Lâçin, "İhtiyaçları olduğunda yünleri onlara veriyoruz, kalanını ise imha ediyoruz" diyerek yünlerin artık değer görmediğini gözler önüne serdi.
Trabzon'un yöresel lezzetleri Salah sayesinde dünya vitrininde
Alparslan Kuytul'un çocukları, gözaltına alınmadan önce çektiği videoyu kamuoyuyla paylaştı
Bebeklere yönelik 4 ürün satıştan kaldırıldı: Bakanlık 'boğulma riski' gerekçesiyle yasakladı
İşte TEKNOFEST Mavi Vatan 2026’nın bütün detayları!
Akkuyu NGS'de yangın güvenliği kapasitesi artırılıyor: İkinci itfaiye istasyonu faaliyete geçti