Burdur'un Gölhisar ilçesinde bir asrı aşkın süredir devam eden kuyu kebabı geleneği, baba mesleği olarak üç kuşaktır yaşatılıyor. İlçenin simgesi haline gelen bu eşsiz lezzet, doğal pişirme tekniği sayesinde damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.

Çamurla mühürlenen kuyu, lokum gibi et

Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hazırlık sürecinde kuyu yüksek ısıya ulaştırılıyor. Özenle hazırlanan etler askılara yerleştirildikten sonra kuyuya indiriliyor. Kapağı kapatılan kuyunun kenarları, özel çamurla hava almayacak şekilde sıvanarak tamamen mühürleniyor.

Yaklaşık 2 ila 2,5 saat boyunca kendi buharında pişen etler, lokum kıvamına ulaştığında kuyudan çıkarılarak sıcak şekilde müşterilere servis ediliyor. Bu yöntem sayesinde et ne suyunu kaybediyor ne de lezzetinden bir şey yitiriyor.

35 yıldır aynı titizlikle

İlçede bir asırdır yapılan kuyu kebabını 35 yıldır aynı özenle sürdüren Mehmet Güngör (40), mesleğin inceliklerini anlattı. Yörede doğal ortamda beslenen süt kuzusu ve oğlaklardan hazırlanan kebabın eşsiz olduğunu vurgulayan Güngör, kuyunun önce iyice kızdırıldığını, etler yerleştirildikten sonra çamurla sıvandığını belirtti.

Güngör, "İçeriye hiçbir şekilde hava girmiyor. Et, kendi buharında ağır ağır pişiyor. Bu sayede hem suyunu kaybetmiyor hem de lokum gibi yumuşacık oluyor. Kuyudan çıktığı anda müşterilerimize sıcak olarak ikram ediyoruz" ifadelerini kullandı.

600 kilometre yoldan sırf bu lezzet için geliyorlar

Kilosu 800 liradan satışa sunulan Gölhisar kuyu kebabı, sadece Burdur'dan değil Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçilerin akınına uğruyor. Lezzeti tatmak için İstanbul'dan Gölhisar'a gelen Emre Yücel, yaklaşık 600 kilometrelik yolu gözüne aldığını söyledi.

Yücel, "Türkiye'nin birçok yerinde kebap yedim ama Gölhisar kuyu kebabının tadı bambaşka. Etin yumuşaklığı, kokusu ve lezzeti gerçekten farklı. Sadece bu kebabı yemek için İstanbul'dan geldim. Verilen emeğe fazlasıyla değiyor. Herkese tavsiye ederim" diye konuştu.