Akademik başarısı yüksek, sorumluluk sahibi ve çevresinde örnek gösterilen çocuklar, fark edilmeyen ciddi bir tükenmişlik riskiyle yüz yüze geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, durumun tahmin edilenden çok daha vahim boyutlara ulaştığını söyledi.

Başarısızlık Değil, Başarılı Kalma Zorunluluğu Yıpratıyor

Öncel, başarılı öğrencilerin asıl yükünün başarısız olma korkusu olmadığını, aksine sürekli başarılı kalma baskısı olduğunu vurguladı. "Çocuklar yalnızca aldığı notlarla desteklenmez. Duygu yönetimi, hata yapabilme becerisi ve kendine karşı geliştirdiği tutumla da desteklenmeleri gerekiyor" diyen Öncel, mükemmeliyet beklentisinin zamanla çocuğun öğrenme merakını azaltıp başarıyı bir keyif alanı olmaktan çıkarabildiğini ifade etti.

Ailelerin en sık yaptığı hatanın, başarılı çocukların desteğe ihtiyaç duymadığını düşünmek olduğuna dikkat çeken Öncel, "Oysa bazen en fazla 'yeterli miyim?' kaygısını taşıyanlar, en çok takdir edilen çocuklar olabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıklı Başarının Tanımı Değişmeli

Öncel, sağlıklı başarının yalnızca daha yüksek hedeflere ulaşmak anlamına gelmediğini belirterek şunları kaydetti:

"Sağlıklı başarı; sadece daha yüksek hedeflere ulaşmak değil, çocuğun kendi potansiyelini keşfederken psikolojik dayanıklılığını da geliştirebilmesidir. Aileler çocuklarına 'Daha iyisini yapabilirsin' demek yerine, 'Bugün neleri keşfettin, seni ne zorladı?' gibi sorularla yaklaşmalı. Bu yaklaşım, öğrenme sürecini çok daha güçlü kılar."

"Çocuğunuzun Ruhunu Besleyin"

Çocukların başarısının, onları sürekli daha fazlasına zorlamakla sürdürülemeyeceğinin altını çizen Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, başarılı çocukların neden erken tükendiğini şu sözlerle açıkladı:

"Özellikle başarılı çocuklar erken tükeniyor. Çünkü kendi başarılarından çok anne babalarının tatmin olmasına uğraşıyorlar. Oysa ki bir çocuk kendi şartları ve yatkınlıklarına göre değerlendirilmelidir. Çocuklarınızın ruhunu besleyin."

Performans Düşürme Kasıtlı Bir Tükeniş Belirtisi

Oluşturulan düzeni sürdürmenin, fazlasını istemekten daha başarılı sonuçlar doğurduğunu anımsatan Öncel, ailelerin beklenti artışına karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi:

"Ailesinin başarı beklentisinin sürekli arttığını gören çocuk, daha fazla beklentiyle baş edemeyeceğini düşünüyor. Ardından kasıtlı olarak performansını düşürmeyi seçebiliyor. Bu aslında bir tükeniş. Çok tehlikeli olan bu durumu son zamanlarda daha fazla gözlemlemeye başladım. Aileleri uyarmalıyız" diye konuştu.