Komşu iki ülke arasında baraj inşası nedeniyle yaşanan gerilim her geçen gün büyüyor. Sınır aşan nehirler üzerinde kurulan barajların su akışını olumsuz etkilediğini öne süren bir ülke, diğerine karşı sert açıklamalar yaparken, diplomatik kriz 'su savaşı' söylemlerine kadar ilerledi.

Baraja Karşı Sert Çıkış

Yetkililer, yapımı devam eden barajın bölgedeki su kaynaklarını tehdit ettiğini ve ekolojik dengeyi bozduğunu ileri sürdü. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, barajın uluslararası hukuka aykırı olduğu ve su haklarının ihlal edildiği vurgulandı.

Hükümet sözcüsü, sınır aşan suların paylaşımına ilişkin mevcut anlaşmaların ihlal edildiğini belirterek, uluslararası mahkemelere başvuru hakkının saklı tutulduğunu söyledi. Öte yandan barajı inşa eden ülke ise projenin kendi toprakları içinde kaldığını ve uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu.

Diplomatik Kanallar Çalışıyor

Gerilimin tırmanmasının ardından iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasında yoğun bir diplomatik trafik başladı. Bölgedeki su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için müzakere çağrıları yapılırken, uluslararası toplumdan da konuya ilişkin diplomatik arabuluculuk önerileri geldi.

Bölgesel Etkileri

Uzmanlar, yaşanan krizin sadece iki ülkeyi değil, bölgedeki su kaynaklarına bağımlı diğer aktörleri de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. İklim değişikliği ve kuraklık gibi faktörlerin de sürece eklenmesiyle bölgedeki su güvenliğinin daha da kırılgan hale geldiği belirtildi.

Yetkililer, sorunun barışçıl yollarla çözülmemesi durumunda bölgesel istikrarın ciddi şekilde tehlikeye girebileceğini ifade etti. Her iki taraf da müzakere masasından kalkmayacaklarını açıklasa da, yaşanan söylemlerin sertleşmesi 'su savaşı' endişelerini artırdı.