İsrail yönetiminin, Kudüs ve Mescid-i Aksa'daki tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik provokatif adımları sürüyor. Aşırı sağcı Yahudi Kutsal Heykel Örgütü'nün, sözde Tapınağın yıkımının yıl dönümüne denk gelen Egemenlik Yürüyüşü'nün ardından beş bin kişilik bir grupla Mescid-i Aksa'ya mümkün olan en büyük baskını gerçekleştirme ve gece baskınları düzenleme izni talep ettiği belirlendi.

Valilikten 'tehlikeli tırmanış' uyarısı

Kudüs Valiliği, işgalci grupların Mescid-i Aksa'ya yönelik planlarının bölgede tehlikeli bir tırmanışa yol açacağını ve kutsal mekânın mevcut tarihi ile hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik açık bir girişim olduğunu vurguladı. Valilik açıklamasında, yaşananların artık yalnızca aşırılık yanlısı marjinal grupların faaliyeti olmaktan çıktığı, Aksa'da mekânsal bölünme ve Yahudilere de ibadet hakkı tanınması yönünde yeni bir emrivaki durumu dayatma girişimi olduğu uyarısı yapıldı.

Söz konusu baskınların, Mescid-i Aksa'nın tarihi ve yasal statüsünü baltalamayı amaçlayan resmi bir İsrail politikasının parçası haline geldiğine dikkat çekildi. Açıklamada, "Kudüs'teki statü anlaşmasının kökenleri Osmanlı dönemine kadar uzanır. 1856 Paris Konferansı'nda uluslararası alanda tanınmış olup, kutsal mekânlarda statükoda herhangi bir değişikliğin yasaklanmasını içerir" ifadelerine yer verildi.

Baskın düzenleyenlerin sayısı katlanarak artıyor

Valilik, son dönemde yaşanan gelişmelerin yapılandırılmış geniş çaplı bir seferberlik planı olduğunu açıkladı. Geçen yıl bir günde 4 bin işgalcinin katılımıyla camiye baskın düzenleyenlerin sayısında yeni bir rekor kırılmış, bu kez 5 bine ulaşma hedefinin açıkça ilan edildiği bildirilmişti.

Kudüs Valiliği verilerine göre, aynı gerekçeyle baskın düzenleyen işgalcilerin sayısı yıllar içinde dramatik biçimde yükseldi:

  • 2022-2023: Yaklaşık 2 bin 200 kişi
  • 2024: 3 bin kişi
  • 2025: 4 bin kişi

Öte yandan geçtiğimiz haftalarda aşırı sağcı İsrailli bakanlar ve bazı milletvekilleri de Aksa'daki statükonun değiştirilmesi yönünde çağrılarda bulunmuştu.

Filistin'den uluslararası topluma acil müdahale çağrısı

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, toplam 144 dönümlük alanıyla Mescid-i Aksa'nın yalnızca Müslümanların münhasır hakkı olduğunu, bölünemeyeceğini veya paylaşılamayacağını bir kez daha vurguladı. Bakanlık, sömürgeci güçlerin yeni gerçeklikler dayatma girişimlerinin hiçbir meşruiyet kazandırmayacağını belirterek, bu provokasyonların sonuçlarından ve aşırılıkçı fikirlerin desteklenmesinden işgalci yetkilileri sorumlu tuttu.

Filistinlilere ve Mescid-i Aksa'ya ulaşabilen herkese, bu planları engellemek amacıyla camiye gidip avlusunda bulunmaları çağrısı yapılan açıklamada, uluslararası topluma, Arap ve İslam ülkelerine de işgalci devletin Müslüman kutsal mekânlarına yönelik ihlalleri durdurması için acilen müdahale etmesi ve baskı uygulaması talebi iletildi.