Geçtiğimiz mart ayının ilk günlerinde serbest piyasada fiziki gram altın, 7.622,90 TL seviyesine kadar yükselerek tarihi bir rekor kırmıştı. Kapalıçarşı başta olmak üzere kuyumcu önlerinde oluşan uzun kuyruklar, altının daha da yukarı gideceği yönündeki beklentilerle kabarken, oluşan spekülatif algı birçok yatırımcıyı harekete geçirmişti. Ancak bugün gelinen nokta, altını 'güvenli liman' olarak görenler için adeta bir kabusa dönüştü.

Zirveden Dibe: Yüzde 20'nin Üzerinde Değer Kaybı

17 Temmuz Cuma sabahı itibarıyla fiziki gram altın, 6.080 TL seviyesine kadar geriledi. Marttaki zirveden bu yana yaşanan düşüş, yatırımcıların cebindeki her 100 liranın yaklaşık 20 lirasının buharlaşması anlamına geliyor. Nominal olarak yüzde 20,24'e ulaşan bu erime, realize edilmediği için birçok kişinin bilançosunda sessiz sedasız büyüyor.

Yatırımın Büyüklüğüne Göre Kayıp Tablosu

Zirve noktadan farklı miktarlarda altın alımı yapan yatırımcıların karşılaştığı kayıplar şöyle:

1 Milyon TL Yatırım Yapanlar: Mart zirvesinden alım yapan bir yatırımcı yaklaşık 131,18 gram altın edinmişti. Bugün itibarıyla bu portföyün değeri 797.574 TL'ye düştü. Toplam kayıp 202.426 TL olarak hesaplandı.

3 Milyon TL Yatırım Yapanlar: Yaklaşık 393,55 gram altın alan mudi, bugün 2.392.784 TL değerle karşılaştı. Net zarar 607.216 TL'ye ulaştı. Bu rakamla ikinci el, az kullanılmış bir aile otomobili rahatlıkla alınabilirdi.

5 Milyon TL Yatırım Yapanlar: İstanbul genelinde bir dairesini satarak altına yönelen yatırımcı, 655,91 gram altın almıştı. Mevcut değeri 3.987.932 TL olan portföydeki kayıp ise 1.012.068 TL olarak kayıtlara geçti.

10 Milyon TL Yatırım Yapanlar: Lüks konutunu veya mülkünü satıp en tepeden altına geçen büyük ölçekli yatırımcılar, yaklaşık 1.311,83 gram altın portföyüne sahipti. Bugünkü değeri 7.975.926 TL'ye gerileyen bu varlığın erimesi ise 2.024.074 TL'ye ulaştı.

Gizli Tehlike: Fırsat Maliyeti ve Enflasyon Kıskacı

Gayrimenkulünü satıp altına yönelenlerin zararı, yalnızca fiyat düşüşüyle sınırlı kalmadı. Finans dünyasının 'fırsat maliyeti' olarak adlandırdığı görünmez kayıp da devreye girdi. Satılan mülklerden elde edilecek ortalama 45.000 TL civarındaki aylık kira geliri tamamen kaybedildi. Üstelik yüksek enflasyon ortamında TL'nin reel alım gücü hızla erirken, altındaki yüzde 20'lik nominal kayıp çifte bir kıskaç oluşturdu.

Dev Kurumlardan Çelişkili Sinyaller

Altındaki sert düşüşün ardından küresel finans kuruluşları da sahneye çıktı. Bank of America (BofA) analistleri, ons altında 3.605-3.702 dolar bandına kadar yeni bir dip testi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Buna karşın Fidelity gibi büyük portföy yönetim şirketleri, yaşananın geçici bir düzeltme olduğunu ve orta vadede altının yeniden boğa koşusuna başlayacağını savundu.

Uzmanlar, özellikle tepe noktadan alım yapan yatırımcıların portföy çeşitlendirmesine giderek, altının tek başına bir koruma aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.