Gözler, beklenen büyük Marmara depremine ilişkin uzman açıklamalarına çevrildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nden (BEUN) Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Alman Yer Bilimleri Merkezi'nin (GFZ) Marmara Denizi'ne ilişkin çalışmasını değerlendirerek önemli uyarılarda bulundu.

En kötü senaryoya göre hazırlık şart

Kutoğlu, Marmara Denizi'ndeki fayların üreteceği deprem büyüklüğüne ilişkin kafa karıştırıcı açıklamalar yapıldığını belirterek, yer bilimlerinde yüzde 100 kesinlikten söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti. "Deprem 6 civarında da olabilir, 7 büyüklüğünde de olabilir. Herkesin senaryosu farklı" diyen Kutoğlu, hazırlıkların mutlaka en kötü senaryoya göre yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Kutoğlu, "Korktuğumuz şey, deprem büyüklüğüyle ilgili verilen rakamların küçük olması nedeniyle karar vericilerde ve toplumda bir rehavet oluşabilmesi. Bu rehavet sonucunda çok az ihtimal olsa bile beklenenden büyük bir deprem meydana geldiğinde ağır bir faturayla karşı karşıya kalabiliriz" uyarısında bulundu. Bu nedenle İstanbul ve Marmara'daki deprem hazırlıklarının 7,5 büyüklüğünde bir depreme göre planlanması gerektiğini söyledi.

6 Şubat tecrübesi ve Japonya örneği

6 Şubat depremlerinde büyük acılar yaşandığını ve hiçbir bilim insanının böylesine büyük bir deprem beklemediğini hatırlatan Kutoğlu, Japonya'da 2011'deki Tohoku depreminde hazırlığın 8,5 büyüklüğüne göre yapıldığını ancak 9 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini anımsattı. Deprem büyüklüğü tasarımının küçük alınmasının ağır hasarlara yol açtığını vurgulayan Kutoğlu, "7'nin altında bir depremin meydana gelme olasılığı daha düşük olsa bile biz Marmara bölgesinde hazırlıklarımızı mutlaka en kötü senaryoya göre yapmalıyız" dedi.

Alman bilim insanlarının raporu ne diyor?

Alman Yer Bilimleri Merkezi'ne ait çalışmanın görselinde fayların renklendirildiğini belirten Kutoğlu, mavi bölgenin 7'den büyük deprem olmayacağına kaynak yaratan en önemli hususlardan biri olduğunu söyledi. Çalışmaya göre orta segmentteki bölgede fayın kilitli olmadığı, burada bir sürünme hareketinin bulunduğu iddia ediliyor. Ancak Kutoğlu, bu verilere aldanılmaması gerektiğini belirtti:

"Sürünen dediğimiz faylarda enerji birikimi çok daha düşüktür ama yüzeyde fay sürünüyor gözükebilir. Oysa fayların derinlikleri onlarca kilometre aşağıya kadar gidebilir. Dolayısıyla belli bir kesimde tekrar kilitleniyor olabilir. Maviyle gösterilen sürünen kısımdaki hareket hızı yıllık yaklaşık 1 santimetre civarında. Ancak Marmara bölgesinde Kuzey Anadolu Fayı'nın ortalama hızı 2 ila 3 santimetre arasındadır. Burada bir hareket açığı var; en az 1 santimetrelik enerji birikimi söz konusu."

Depremler batıdan doğuya göç ediyor

Alman bilim insanlarının yıl yıl depremleri işleyerek bir göç karakteristiği ortaya koyduğunu aktaran Kutoğlu, "2011'de batı tarafında 5,2 büyüklüğünde deprem oluyor, 2012'de biraz daha doğuda 5,1'lik deprem yaşanıyor. Sonra orta bölgede Kumburgaz açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geliyor. Alman bilim insanları bu verilerden yola çıkarak Marmara Denizi içerisinde depremlerin batıdan doğuya doğru bir göç karakteristiği olduğunu söylüyor" ifadelerini kullandı.

Bu göç karakteristiğinin, depremin nerede ve ne zaman olacağına ilişkin önemli ipuçları barındırdığını belirten uzmanlar, fayın kilitli olması durumunda bölgede 7'den büyük bir depremin meydana gelebileceği uyarısını yineledi.