AK Parti, kuruluşunun 25. yılını Ankara'daki dev mitingle kutlarken, partinin siyasi serüveni ve bu süreçteki belirleyici aktör bir kez daha tartışma gündemine taşındı. Miting, yalnızca geçmiş 25 yılın muhasebesini yapmadı; aynı zamanda AK Parti'nin nasıl bir sürekliliğin ürünü olduğunu ortaya koyması bakımından da büyük önem taşıyordu.
Erdoğan'ın belirleyici rolü
Bazı kıdemli siyasetçilerin, "Biz de vardık, eşitler arasında Tayyip Bey daha öndeydi" şeklindeki açıklamalarına karşın, AK Parti'nin hem kuruluş aşamasında hem de onlarca badireyi atlatarak bugünlere ulaşmasında en önemli hatta tek aktör Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak öne çıkıyor.
Gezi provokasyonundan FETÖ ile yaşanan dersane krizine, 17-25 Aralık yargısal kumpasından MİT krizine, "One minute" çıkışından 15 Temmuz darbe girişiminin bertaraf edilmesine kadar her süreçte Erdoğan'ın aldığı inisiyatif ve gösterdiği cesaret, Türkiye'de iç ve dış vesayet odaklarının etkinliğini kırdı.
Kriz anlarındaki kararlılık
Milli Güvenlik Kurulu toplantısında emekliliği gelmiş bir paşanın "laiklik ve irtica" söylemine "Kes lan" diyen de Erdoğan'dı. Gezi olaylarında yol arkadaşlarının bariyerlerin kaldırılması yönündeki telkinlerine rağmen yurt dışından dönüşünde derhal aksiyon alarak provokasyonun büyümesini engelleyen de yine Erdoğan oldu.
AK Parti'nin kapatılma davası sürecinde, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile gizli görüşme yapan Genelkurmay Başkanı'nın YAŞ toplantısı öncesinde, "YAŞ'ınızı kuruya çeviririm" ifadesini kullanan da Erdoğan'dı. Cumhurbaşkanı, her kriz anında aldığı inisiyatifle hem partisini hem de Türkiye'yi büyük tehlikelerden kurtardı.
Uluslararası arenada dik duruş
ABD Başkanı Biden'ın "Bu kez darbeyle değil, muhalefeti destekleyerek" iktidarına son vermeyi planladığı dönemde Erdoğan, New York'ta "O Biden ise ben de Erdoğan'ım" diyerek dik duruşunu sürdürdü. Bugün gelinen noktada Biden siyasi sahneden çekilmişken, Erdoğan iktidarının zirvesinde yoluna devam ediyor.
Terör meselesi ve yeni dönem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Siyasi geleceğime mal olsa da bu meseleyi bitireceğim" dediği terör sorunu, kararlı ve samimi politikalarla çözüme kavuşturuldu. Özgürlüklerin genişletilmesi, Kürt kimliğinin inkarının sona ermesi ve Kürtçe'nin her alanda kullanılması gibi adımlar, terör örgütünün taban bulamamasına yol açtı. Bugün Türkiye, terör örgütünün kendini feshetmesiyle yepyeni bir döneme adım atmanın eşiğinde.
Halkın teveccühü ve savunma sanayii
7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 41 oy almasına rağmen tek başına hükümet kuramayan AK Parti'nin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istikrar ve güvenlik vurgusuna halk, yüzde 49.5'lik destekle karşılık verdi. Bu teveccüh doğrudan Erdoğan'a yönelik bir onay niteliği taşıyordu.
Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği gelişmeler de yine siyasi iradenin kararlılığıyla mümkün oldu. AK Parti'nin 25 yıllık yolculuğu, vesayet odaklarına karşı verilen mücadeleden ekonomik kalkınmaya, terörle mücadeleden uluslararası alanda bağımsız dış politikaya kadar uzanan geniş bir yelpazede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damgasını taşıyor.
Muhittin Böcek'in İmamoğlu iddiası baz raporuyla doğrulandı: Otelde 15 milyon euroluk adaylık pazarlığı
DEM Parti'den Öcalan açıklaması: Yeni süreç resmen başlıyor
Öcalan'dan Özel'e 'İmralı' mesajı: 'Demokrasinin yolu Silivri'den değil, buradan geçer'
AKP'li Kiler'in ağabeyi rüşvet iddialarını kesin dille reddetti
Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Günel, CHP'den istifa etti: 'Baba ocağında siyaset yapma olanağı kalmamıştır'
Kılıçdaroğlu'na arabuluculuk teklifi: Şehit annesinden sert yanıt