17 Ağustos 1999'da saat 03:02'de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, Türkiye tarihinin en ağır doğal afetlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Merkez üssü Gölcük olarak kaydedilen deprem, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Bolu ve Düzce başta olmak üzere geniş bir coğrafyada büyük yıkıma yol açtı.
Binlerce kişi hayatını kaybetti
Resmi kayıtlara göre 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği, 23 bin 781 kişinin yaralandığı depremde yüz binlerce yapı hasar gördü ya da yıkıldı. Yüz binlerce insan evsiz kalırken, milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp yaşandı. Felaket, ülke genelinde derin bir travma oluşturdu ve deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Anma programları düzenlendi
Depremin 26. yıl dönümünde, hayatını kaybedenler için başta Gölcük, Kocaeli, Sakarya ve Yalova olmak üzere depremden etkilenen tüm illerde anma programları gerçekleştirildi. Deprem şehitliklerinde düzenlenen törenlerde dualarla anılan vatandaşlar için Kur'an-ı Kerim okundu ve mevlid şekeri dağıtıldı.
Yetkililer ve vatandaşlar, depremde hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini iletirken, depreme karşı hazırlıklı olmanın ve kentsel dönüşüm çalışmalarının önemine bir kez daha dikkat çekti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlenen anma etkinlikleri, toplumsal hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıyor.
Toplumsal bilincin artırılması çağrısı
Uzmanlar, Marmara Depremi'nin ardından geçen 26 yıla rağmen deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin hâlâ büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle beklenen İstanbul depremi öncesinde yapı stokunun güçlendirilmesi, afet planlarının güncellenmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.
17 Ağustos, unutulmaması gereken bir acı olmaya devam ediyor.
Orduda sıra dışı GTA 6 teşviki! Ülkedeki yeni yöntem şaşırttı: '4 gün izin hakkı'