Doğu Anadolu'nun zorlu coğrafi koşulları, birçok tarım ürünü için dezavantaj olarak görülse de bazı özel ürünler için tam tersi bir anlam taşıyor. 1450 rakım yükseklikte yetişen ve kendine has aromasıyla dikkat çeken ürün, tarladan çıktıktan sonra geçirdiği işleme süreçleri sayesinde değerini birkaç katına çıkarmayı başarıyor.

Bölgedeki üreticilerden alınan bilgilere göre, ürün yüksek rakımın sunduğu soğuk iklim, temiz hava ve mineral açısından zengin toprak yapısı sayesinde kalitesini artırıyor. Yayla şartlarında doğal yöntemlerle yetiştirilen üründe kimyasal gübre veya ilaç kullanılmaması, ürünün organik değerini yükseltiyor.

Hasat Sonrası Değer Artışı

Yetiştiriciler, ürünün hasat edilip işlenmeye başladığı andan itibaren ekonomik değerinin hızla yükseldiğini belirtiyor. Kurutma, eleme, paketleme ve markalama aşamalarından geçen ürün, ham haline kıyasla çok daha yüksek fiyatlardan alıcı buluyor. Bu durum, kırsal kalkınma açısından da örnek teşkil ediyor.

Yerel kooperatifler aracılığıyla pazarlanan ürün, büyük şehirlerdeki butik mağazalar, e-ticaret platformları ve gurme restoranlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Uzmanlar, ürünün coğrafi işaret tescili alması durumunda hem marka değerinin hem de ihracat potansiyelinin önemli ölçüde artacağını vurguluyor.

Bölge Ekonomisine Katkı

Yüksek rakımlı alanlarda yapılan bu tür katma değerli tarım faaliyetleri, göç veren kırsal nüfusun yerinde kalmasına da katkı sağlıyor. Az miktarda ürünle yüksek gelir elde edebilen üreticiler, genç nesillerin tarıma olan ilgisini canlı tutmayı hedefliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, rakıma özgü ürünlerin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli hibe programlarının sürdüğünü, bu tür örneklerin Türkiye genelinde artırılmak istendiğini kaydetti.